Bakır's profileBakır YETİMPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 16

    Sn. VALİ'im HOŞGELDİN....

    Urfapress.com. Köşe Yazılarım

    http://www.urfapress.net/

     

    Sayın Valim hoş geldin,


    12 Haziran 2009 Sabah saat 9.00 gibi her sabah yaptığım gibi Şanlıurfa nın haber sitelerini tek tek geziyorum.
    Şanlıurfa da neler oldu diye haber başlıklarını okuyorum.
    Köşe yazıları falan derken Sn.Valimizin Kararname ile
    Merkeze alındığı haberini okuyorum.

    Trabzon Valisi Sn. Nuri Okutanın Şanlıurfa tayin olduğunu öğreniyorum.
    Nasıl biri diye hemen Trabzon haber sitelerini açıyorum.

    Kim ne derse desin halkın yazdığı yorumlar o insanın kişiliğini analiz etmede birebirdir.



    Trabzon da büyük hizmetler yapmış.

    Trabzon halkı tarafından çok sevilen, çalışkan dürüst bir insan.

    Şanlıurfa ya tayini hakikaten çok önemli.

    Derhal Şanlıurfa haber sitelerine yöneliyor ve giden Vali için yapılan yorumları okuyorum.


    O kadar çok yorum yapılmış ki saatlerimi alıyor.
    Yapılan yorumları birbiriyle karşılaştırıyorum.
    Gelen de Giden de Atanmış birer bürokrat nasıl olurda arada bu kadar çok fark olur.
    Gidenin arkasından bir davul zurna çalınmadığı kalmış.

    Gelen Vali için ise Trabzon da adeta yas ilan edilmiş.

    Tabi ki gelen de giden de bu yorumları okumuştur.

    Yeni gelecek Vali eyvah ben nereye düştüm diye sakın düşünmesin.

    Giden Bir Valinin arkasından niye bu kadar sitem ediliyor.
    İşte sebepler;
    1. Halk ile hiçbir zaman kucaklaşamadı.
    2. Aslı varken Vekiliyle dialoğa geçti.

    3. Halkın sevgisini kazanan Belediye Başkanı ile ters düştü.

    4. Basını karşısına aldı.

    5. AKP il Teşkilatı ile çok sıkı bir birlikteliğe girdi.

    6. Temayül yoklamalarına bile hiç çekinmeden en önde oturarak taraf olduğunu belli etti.

    7. 350 milyara Mercedes aldı.

    8. Aşevini kapattı.

    9. Halk gününü kaldırdı.

    10. Halkın üzerine maliye gönderdi.

    11. 29 Mart akşamı seçim Zaferini Kutlamak isteyen Halkı engelledi.

    Sayın Valim bunlar sadece aklımda kalanlar.

    Onun için siz hiç çekinmeyin.

    Urfa halkı her zaman doğrunun, dürüstün memleketine hizmet edenin yanındadır.

    Nicelerine Babo lakabı takılmış caddelere isimleri verilmiş.
    Arkalarından Türküler yakılmış,
    Hatta bir tanesini Milletvekili bile seçmişlerdir.

    Sakın Urfa ve Urfalıdan Çekinmeyin.

    Urfa halkı vefalıdır.

    Urfa halkı yapılanları iyisi ile kötüsü ile unutmaz.

    Kadri Eroğan, Erdoğan CEBECİ, Ziyaeddin AKBULUT, Şehabettin HARPUT,
    bunlarda bürokrat ve atanmışlardı.

    Yıllar geçmesine rağmen daima Urfa halkının Gönüllerindedirler.

    Gittikleri zaman aynen Trabzon da olduğu gibi Urfa'da da yas ilan edilmişti.

    Bildiğim kadarı ile halen Urfa'ya gelip giderler.

    Her konuşmalarında Urfa halkının Misafirperverliğini,
    Candan davranışlarını örnek vererek gönüllerimizde olan yerlerini daha da sağlamlaştırırlar.
    Bir tek temennim olacak;Etrafınızı saracak olan,iş adamı,basın'dan bir kaç kişi ve bazı kesimlerin etrafınıza örümcek ağı kurmalarına müsaade etmeyin...

    e-mail.bakiryetim@gmail.com

     

    June 05

    AK PARTİYİ KİM KURTARACAK... ?

    Urfapress.com. Köşe Yazılarım

    http://www.urfapress.net/


    AK PARTİYİ KİM KURTARACAK dersiniz?

    Kamuoyunu günlerce meşgul eden MAYIN olayının gerçek yüzünü öğrenmek için geçen akşam Ulusal basında yayınlanan bayağı bir izleyici kitlesi olan bir tartışma programını saat 3.30 kadar izledim.

    Sanırım MAYIN olayı o gece tam anlamı ile açıklığa kavuştu.

    1.       AKP iktidarı Meclise bir Kanun Tasarısı sunuyor. İçeriğinde ise Mayın Temizleme İşinin Yap İşlet Devret modeli ile yapılması ile ilgili tek maddelik bir Kanun Tasarısı.

     

    2.       Meclise Sunulan bu Kanun Tasarısı Muhalefetin ve Kamuoyunun yoğun baskısı ile TBMM tarafından Muhalefet Partilerinin de Grup Başkan Vekillerinin katıldığı bu komisyonu sunuluyor.

     

    3.       O Komisyonda yapılan büyük tartışmalardan sonra Kanun Tasarısına 2 madde daha ekleniyor. Yap İşlet Devret Modeli ancak Savunma Bakanlığının ve Maliye Bakanlığının bu ihaleye gerçekleştirememeleri durumunda,  3. Şık olan Yap İşlet Devret Modelinin devreye girmesi.

     

    4.       Komisyonda yapılan bütün itirazlara rağmen YAP İŞLET DEVRET MODELİ 3 sıraya alınarak kriz bir anlamda aşılmış oluyor. (Çünkü Yapacak bir şey yok ne denilirse denilsin o madde o tasarıdan çıkarılmıyor.)

     

    5.       Yani bu ihaleyi kim kazanırsa kazansın Türk – Yabancı – Yahudi veya Hıristiyan fark etmiyor. Önce Mayınları Temizliyor sonrada O Temizleyen Firmaya Genel Kurulda AKP nin büyük çoğunlukla geçirdiği bu Kanun Tasarısı ile 44 yıllığına kiraya veriliyor.

     

    6.       Anladığım kadarı ile 3. maddeyi yani YAP İŞLET DEVRET modelini Kamuoyunun ve Muhalefetin bunca baskısına rağmen AKP Kanun haline getirmiş.

     

    Peki, uygulaya bilir mi?

    Ben uygulayamaz diyorum.

    Bu AKP nin ve Recep Tayyip ERDOĞAN ın intiharı olur.

     

     Zaten bunca olaydan sonra Türk Milleti de buna müsaade etmez.

    Sn Başbakanımız Bu Kanun Teklifinin İktidar tarafından Meclise sunulmasının ardından başta Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları, Ana Muhalefet Partileri, yanlı yansız Medyayı ayaklandıracağını bilmiyor muydu?

    Tabi ki biliyordu.

    DAVOS çıkışı sonrası bir bedelin ödenmesi lazımdı ve AKP dediğini yaptı.

    Kanun Tasarısı bütün risklere rağmen meclisten geçti.

    Peki, AKP yi düştüğü bu zor durumdan kim kurtarabilir?

    2 Kurum var bunlardan birisi Cumhurbaşkanlığı Köşkü, diğeri ise ANAYASA Mahkemesi.

    Bu Kanun Tasarısı mecliste onaylandı şimdi Sn. Abdullah GÜL ün önüne gidecek.

    Onaylar ise ki böyle bir hamlığı Sn. GÜL yapmaz ve Meclise tekrar düzenlenmek üzere iade eder.

    Ama ben dava arkadaşımın sözünü yeri düşürmem der onaylar ise işte o zaman Tren Kaçıyor ve iş kime kalıyor biliyor musunuz?

    ANA MUHALAFETE.

    Ana muhalefet kim CHP.

    Bakın dananın kuyruğu nasıl kopuyor.

    Büyük ihtimalle CHP Anayasa mahkemesine başvuruda bulunarak bu Kanun Teklifinin iptalini isteyecektir.

    Anayasa Mahkemesi de böyle saçma bir Kanun Teklifi olmaz der.

     Kanun Teklifini ret eder ve bunca yaşanılan patırtı da sona erer.

    AKP yi bu zor durumdan yine en sevmediği Ana muhalefet kurtaracak gibi görünüyor.

    *****

    Ama bu böyle biline bir karış toprak için 30 yıldır binlerce şehit veren bu MİLLET bu defa da alnın akı ile bu oyuna gelmemiştir.

    Çeşitli Siyaset oyunları ile hiçbir şeyin satılamayacağı bu siyaset oyunlarının değil milyonlarca dönüm arazinin verilmesi 1 çakıl taşının bile yerinde oynaması durumunda bu halkın nasıl kenetleneceğinin inşallah bu vesile ile öğrenirler.

    Sevgi ve Saygılarımla

     

    e-mail.bakiryetim@gmail.com

     

    June 01

    KÖRMÜSÜN Ey Türkoğlu... Çok Güzel Bir Şiirle

    Evet Arkadaşlar Son Günlerde dinlediğim ve izlediğim

    En güzel Şiirlerden biri sizlerle paylaşmak mecburiyeti

    duydum bakalım sizde beyenecekmisiniz.

    Ozan Arif - Körmüsün?

    Çok güzel söylemiş sevgili şairimiz..

     

     

     
     
     

    KÖRMÜSÜN Ey Türkoğlu... Kendine gel kendine! Devletini deliyorlar kör müsün?

    Düşmeyelim şu Batı`nın fendine Kırk elekten eliyorlar, kör müsün?

    Batı hep böyledir, borç verir önden, Vatan ister vatan, yurt ister senden.

    İktisadî yönden, coğrafi yönden, Kuşatmaya alıyorlar, kör müsün?

    Türkiye, Türklerden nasıl alınır? Hesabı yapanla dost mu olunur?

    Hangi dağda hangi maden bulunur, Bizden iyi biliyorlar, kör müsün?

    Batılı diyor ki `şu kanun gerek`, Biz de sanıyoruz bal ile börek.

    İnsan hakkı`, `demokrasi` diyerek, Ne hainler buluyorlar, kör müsün?

    Hain çünkü; bunlar almış doları, Alınca Batı`ya vermiş yuları;

    Bunlar şu AB`nin kadim kulları! AB diye meliyorlar, kör müsün?

    Bazınız belki der; `kim bunlar, nerde?` Nerde deme nerde, bunlar her yerde;

    Şehirde, kazada, hatta köylerde, Akılları çeliyorlar, kör müsün?

    Bunların içinde kim yok ki, oof, of!. Kimisi medyatör, kimisi prof. Seçtiklerin bile kof çıktılar kof,

    Aynı telden çalıyorlar, kör müsün? Son seçimde vebal attın boynundan, Müslüman seçmiştin, emindin bundan!.

    Bunun bile haç çıkıyor koynundan, Frenk kıçı yalıyorlar, kör müsün? İşte bu AB`ci aydın(!) zevatlar; AB`yi överken göbeği çatlar!..

    Pamuklar, yamuklar, bazı g...tlar, Ermenici oluyorlar, kör müsün?

    AB için her bağımız hiç artık, Kan bağıymış, dil bağıymış geç artık,

    Türkiye`de Türküm demek güç artık, Türk adını siliyorlar, kör müsün?

    AB ne yapıyor, bak vurup vurup?.. Mozaik diyorlar mermeri kırıp!..

    Kürt`ü Türk`ten, Türk`ü Kürt`ten ayırıp, Dilim dilim diliyorlar, kör müsün?..

    Sonra Kürt`ün çocuğunu kandırıp, `Hasan Sabbah` gibi tam inandırıp,

    Büyütüp besleyip, silahlandırıp, Üstümüze salıyorlar, kör müsün?

    Bırak be milletim, gafleti bırak! Aç gözünü artık, şu piçlere bak!

    Vatanında bayrağını yırtarak, Ay-Yıldız`ı yoluyorlar, kör müsün?

    Açık artık felakete gittiğin, Günden güne tükendiğin, bittiğin!

    Davul zurna ile asker ettiğin, Evlatların ölüyorlar, kör müsün?

    Kör müsün diyorum, hiç kızma, affet; Zıvanadan çıktım, nedir bu gaflet?

    Savaş var karşında devlet yok devlet, Sinsî sinsî geliyorlar, kör müsün?

    Bakın `yankiler`le verip el ele, Çakalken it oldu iki hergele!..

    Talabani bile, Barzani bile, Paçamıza dalıyorlar, kör müsün?

    Zaten PKK`yı kuran da Batı, Kurup arkasında duran da Batı, Bizi sırtımızdan vuran da Batı!..

    Ensemizde soluyorlar, kör müsün? Bitsin artık `dostuz, mostuz` mavalı, Gördük işte en dost olan düveli!

    Başımıza kim geçirdi çuvalı?!.. Bir de kıs kıs gülüyorlar, kör müsün?

    Vaşington, Brüksel, Strazburg, Roma, Arif, bunlar dost mu olur adama?

    Felaket tellalı değilim ama, Türkiye`yi bölüyorlar, kör müsün?!..

    Ozan Arif

     
    May 29

    Köşe YAzılarım - Tesadüfen “11”

    Urfapress.com. Köşe Yazılarım

    http://www.urfapress.net/

     

    Tesadüfen “11”

    11 tane aslan gibi Milletvekilimiz aşağıdaki bu diyalogları okuduktan sonra acaba ne düşündüler çok merak ediyorum.

    Mevlüt Babaya “ la oğlum siye ne oliii mi “ dediler,  yoksa adam valla haklı kardeşim demek ki Milletin Vekilliğini biz yapamıyoruz bırakalım da o yapsın mı dediler.

     Siz değerli okuyucularımıza Milletvekilliği olma kriterleri ile ilgili bir yazı hazırlamıştım seçimler doğru yayınlamayı düşünmüştüm.

    Ancak bu olay gerçekleştikten sonra dayanamayıp aşağıda sıralayacağım o meşhur 11 kriterleri.

    Kim kendine pay çıkarıyorsa çıkarsın biz yazalım Urfa halkı okusun ondan sonrada Mevlüt baba mı? Yoksa 9 tanesi İktidar partisinden olan Urfa Milletvekilleri mi?

     Türkiye Büyük Millet Meclisinde Geçen İlginç ama bir o kadarda düşündürücü o diyalog varın siz değerlendirin.

     

    FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) Milletvekili ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın diyalogu şu şekilde gelişti :

    Sayın Bakan, belediyelerden söz ettiniz. Bir daha hep söyleyeceğim size, her bu kürsüye oturduğunuzda söyleyeceğim: Bazı belediyelerin hakkı yeniyor. Vicdanınıza sesleniyorum: 368 bin nüfuslu bir ile yılda 160 milyon para gidiyorsa, 600 bin nüfuslu bir Urfa’ya yılda 60 milyon para gidiyorsa burada bir haksızlık vardır, adaletsizlik vardır. Bazı illerin hakkı yeniyor. Haktan, adaletten bahsettiniz, bazı belediyelerin haksızlığa uğramamasını söylüyorsunuz… Sayın Bakan, 368 bin nüfuslu bir ile 160 milyon gidiyorsa yılda, 600 bin nüfuslu bir ile 60 milyon gidiyorsa hak yoktur, adalet yoktur bu işte. Dikkatlerinize arz ediyorum.

    BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu, lütfen sakin olalım.

    FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sakinim efendim ama haksızlık var Sayın Başkan.

    BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakanım. Bir şey diyecek misiniz efendim?

    İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Ben, tabii, Sayın Milletvekilimizin büyükşehirlerle ilgili bu kaygılarını, şikâyetini çok önceden beri biliyorum. Biz burada haklısınız desek bile çok ciddi bir düzenlemedir, yeni büyükşehirler düzenlemesidir. Malatya’nın büyükşehir olmasını arzu ediyor Sayın Milletvekilimiz…

    FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Efendim, sadece Malatya değil, önce Urfa’nın hakkını verin, sonra bizim.

    İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – …ama şu anda böyle bir çalışmamız yok. Onu ifade ediyorum ben…

    Kaynak Güneydoğu Gazetesi ve Urfa Press.Com

    Belki biraz zamansız oldu ama daha öncede yayınlamış olsaydık ne değişirdi?

    Tren kaçmadı bence önümüzde 2011 Genel Seçimleri var.

    Bakalım bu kriterler de adaylarımız olur mu?

    Sende “Dereyi görmeden paçaları sıvamışsın“

    Der gibi bir izlenim doğabilir sizlerde.

    Biz “Atımızı sağlam kazığa bağlayalım” dedik ne dersiniz?

     

    100 yıl önce milletvekili olma kriterleri

    ·         Birincisi: Milletvekili adayı, aday olacağı şehirde uzun süreli oturmuş, yaşamış olmalı, halkın mizacını iyi bilmeli. Bir şehirde oturmamış veya çıkıp gideli uzun zaman olmuş adamların bir kere iyi olup olmadığı bilinemez.

     

    ·         İkincisi: Şehre yarayacak her türlü kanunu ve o şehir halkının saadetini icap edecek şeyleri düşünüp beğenmeye ve böyle bir arayan toplamaya muktedir olmalıdır.

     

    ·         Üçüncüsü: Devletin şan ve şerefini düşünmeyecek kadar cahil olmamakla birlikte, sefih de olmamalıdır. Çünkü kendi malı kendine teslim edilemeyen sefih bir adama bu gibi vazife verilemez.

     

    ·         Dördüncüsü: Hükümetin kanunsuz ve haksız işlerini yüzüne beraber söylemek hususunda kimseden korkup çekinmez ve ölmekten bile kaçınmaz, dünya için kimseye müdane etmez olmalıdır.

     

    ·         Beşincisi: Parayı görünce her şeye boyun eğecek kadar bağrı yufkalardan ve parayı çok sevenlerden olmamalıdır. Yoksa milletin menfaati zayii olmak ihtimali ziyadeleşir ve memleketi açık açık uçuruma sürekler.

     

    ·         Altıncısı: Memuriyetini muhafaza etmek ve başka bir menfaatini korumak için şuna buna yüzsuyu dökmüş (ağlamış), kendisine haksızlık edenlere göz kırpmış, kendisi haksızlık etmiş olmamalıdır.


    ·         Yedincisi: Rüşvet almış, para ile onun bunun hakkını satmış, mahvetmişlerden de olmamalıdır.

     

    ·         Sekizincisi: Halk içerisinde zulmü, işkencesi olanlardan olmamalıdır.

     

    ·         Dokuzuncusu: İki sözlü, ikiyüzlü adamlar da milletvekili olamaz.

     

    • Onuncusu: Şunun bunun ayıbını arayan, daima iki kişi arasındaki gizli sırları anlamaya çalışan, hiç yoktan tertip türetenler de aday gösterilmemelidir.


    • Onbirincisi: Milletvekilliği bittikten sonra kendini idare edecek bir işi veya zenginliği olmayanlar da aday gösterilmemeli. Çünkü bu özellikleri olmayan kişiler hükümetin ayıbını örtüp boyun eğmeye mecbur kalırlar.

     

    Kaynak: İki defa İttihat ve Terakki'den milletvekili seçilen, sonra da Hürriyet ve İhtilaf Parti'sini kuran, Damat Ferit hükümeti döneminde Ayan Üyeliği'ne atanan Mehmet Zeynel Abidin Efendi, "Meşrık-ı İrfan Gazetesi"nde milletvekili olma kriterlerini açıklamış. Bu yazıyı Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi katalogunda 9521/2' sayıyla kayıtlı "İslamiyet ve Meşrutiyet" isimli eserde bulmak mümkün.  

    Şimdi 100 yıl önceki kriterlere göre mecliste bizleri temsil eden milletvekillerinin kaç tanesi bu kriterlere uyuyor…

    Unutmadan 11 madde olması tamamen tesadüftür kimse üzerine alınmayaaaaa!

    Sevgi ve Saygılarımla,

    e-mail. bakiryetim@gmail.com

    May 27

    Köşe Yazılarım - Bilgi Paylaştıkça Güzeldir

     

    Urfapress.com. Köşe Yazılarım

    http://www.urfapress.net/

     


    Bilgi Paylaştıkça güzeldir.

     


    Sıklıkla bazı zincir e-postalar geliyor.

     

    Bunlardan birisi şu:
     
    "Bir hasta çocuk var. Bu e-postayı ne kadar çok 'forward' ederseniz,

     

    Bir kuruluş bu çocuğun tedavisi için o kadar para verecek."


    Bu tamamen palavra ve adres avcılığıdır!


    Lütfen buna ve benzerlerine alet olmamak için, aşağıdaki yazıyı okuyunuz.
     
    SPAM nedir?
     
    SPAM'cilere alet olmamak için, ne yapmak lazım?


    Neden sizce arkadaşlarınız size "E-posta adresimi herkese
    gösterme!" diye uyarıda bulunuyor?
     
    Sizin e-posta adresiniz, kimin işine yarar diye düşündünüz mü?

     
    Eğer arkadaşınız sizden böyle bir şey talep ediyorsa, sebebi; "SPAM
    E-POSTALAR"a kurban olmak istememesidir.

     

    Öncelikle SPAM nedir? Bunun için aşağıdaki yazıya bir göz atalım...
    Sürekli aldığımız;


    "Bu mesajı bilmem kaç kişiye yollarsanız, X kuruluşu mesaj başına

    Y dolar  Verecek!"  veya ''Size gelen bu mesajı, en az 15 kişiye

    göndermezseniz,  başınız dertten kurtulmayacak!'',
     

    "Bu sitede Atatürk'e hakaret edilmektedir, 20.000 kişi birikince
    kapatılacaktır!" türünden e-postaların, gerçekle hiçbir ilgisi yoktur ve
     
    SPAM olarak adlandırılır!
     
     
    Bu tür e-postaların hiçbirinin, gerçekle ilgisi yoktur ve tek amaçları;
    Bu tür e-postalar "forward" edildikçe, üzerinde toplanan e-posta
    adreslerinin toplanmasıdır.
     
    Dikkat edilirse; imza kampanyalarında bile e-posta adresinizi eklemeniz
    istenmektedir.

     

    Bu zincir mektuplarla toplanan adresler, daha sonra pazarlanmakta,

    "250.000 Türk'ün e-posta şifresi" gibisinden CD'ler ile satılmaktadır.
     
    Daha sonra, bu posta adreslerine abuk sabuk  (genelde illegal)

     ürün İlanları gelmektedir.

     

     
    Peki, bundan kurtulmanın bir yolu yok mu?

     

    VAR.

     

    Aslında bu iğrenç durumdan kurtulmanın, çok kolay,

    çok kısa ve çok da zahmetsiz bir yolu var!


    Birden çok kişiye e-posta atıyorsanız;

     

     E-POSTA ATTIĞINIZ KİŞİLERİN ADRESİNİ,


    "Bcc (Gizli)" KISMINA YAZMAK.
     
    "Bcc (Gizli)"; "Blind Carbon Copy" demektir.


    "Bcc"nin "Cc"den ve "To"dan farkı:


    "Bcc"ye yazılan adreslerin, KİMSE TARAFINDAN GÖRÜLEMEMESİDİR.

     
    Yani; birden fazla kişiye yolladığımız e-postalarda,


    ARKADAŞLARINIZIN ADRESLERİNİ "Bcc"YE YAZMAK, BU SORUN İÇİN ÇÖZÜMDÜR.

     

    Yazımı sonlandırmadan neşeli bir gün geçirmeniz dileğiyle

    aşağıda ilginç diyalogları veriyorum.

     

     

    Bir müşteri internete erişme konusunda birtakım sıkıntılar yaşıyor:
    Çağrı merkezi: Doğru şifreyi girdiğinize emin misiniz?

    Müşteri:
    Evet eminim. Hatta bunu bir arkadaşımdan gördüm.

    Çağrı merkezi:
    Peki bana şifrenizin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
    Müşteri:
    Beş tane küçük yıldız

    **********

    Çağrı merkezi: Ne çeşit bir bilgisayar kullanıyorsunuz?

    Müşteri:
    Beyaz!

    ***********

    Müşteri: Merhaba, ben Kamil. Bilgisayarımın disket girişinde disket takıldı kaldı, dışarı çıkaramıyorum.

    Çağrı merkezi:
    Dışarı çıkarmak için gerekli olan düğmeye bastınız mı?
    Müşteri:
    Evet bastım ama hâlâ çıkmıyor.
    Çağrı merkezi:
    Bu durum pek iyi gözükmüyor, not almam lazım.
    Müşteri:
    Aa. Bir saniye. Disketi daha takmamışım, hâlâ masamın üzerinde duruyor. Pardon...

    ********

    Çağrı merkezi: Bilgisayarınızın ekranında sol tarafta bulunan 'Bilgisayarım' ikonuna tıklar mısınız?

    Müşteri:
    Sizin solunuz mu benimki mi?

    ********

    Çağrı merkezi: İyi günler. Yardımcı olabilir miyim?

    Müşteri:
    Merhaba, bilgisayarımdan çıktı alamıyorum.
    Çağrı merkezi:
    Ok, şimdi 'başlat'a basar mısınız ve.

    Müşteri:
    Bana teknik bilgiler söylemekten vazgeçin, ben Bill Gates değilim!

    *********

    Müşteri: İyi günler, yine ben Kamil. Bilgisayarımdan çıktı alamıyorum.

    Her seferinde tekrar deniyorum, ama karşıma 'Yazıcıyı göremiyor' şeklinde bir yazı çıkıyor.

    Yazıcıyı monitörün önüne kadar getirdim hala göremediğini söylüyor.

    ********

    Müşteri: Kırmızı renkte baskı alma konusunda bir problem yaşıyorum.

    Çağrı merkezi:
    Renkli baskı alabilen bir yazıcıya sahip misiniz?
    Müşteri:
    Aaaahh. Teşekkür ederim.

    *********

    Müşteri: Klavyem çalışmıyor.

    Çağrı merkezi:
    Bilgisayara bağlı olduğ undan emin misiniz?
    Müşteri:
    Hayır, bilgisayarın arkasına ulaşamıyorum.
    Çağrı merkezi:
    O zaman klavyenizi elinize alın ve 10 adım geri gidin.
    Müşteri:
    Ok
    Çağrı merkezi:
    Klavye sizle birlikte geliyor mu?
    Müşteri:
    Evet.
    Çağrı merkezi:
    Bu klavyenizin bilgisayara bağlı olmadığı nı gösterir.

                           Başka bir klavye var mı?
    Müşteri:
    Evet, burada bir adet daha var. Aaah, bu çalışıyor.

    *************

    Çağrı merkezi: Şifreniz, küçük harfle 'a' büyük harfle 'V' ve 7 rakamı

    Müşteri:
    7 de büyük harfle mi yazılacak?

    ****************

    Müşteri: Büyük bir problemim var. Bir arkadaşım bilgisayarıma ekran koruyucusu koydu

    ama ne zaman Mouse’u hareket ettirirsem ekran koruyucum ortadan kayboluyor.

    ***********

    Çağrı merkezi: İyi günler, nasıl yardımcı olabilirim?

    Müşteri:
    Hayatımda ilk kez bir e-posta yazıyorum.
    Çağrı merkezi:
    Ok, sorun nedir?
    Müşteri:
    E-posta adresini yazarken 'a' harfini buldum ama nasıl yuvarlak içine alacağımı bilmiyorum.
    Çağrı merkezi:
    __________! J

    Müşteri: N'ooldu ?

     

    Sevgi ve Saygılarımla,


    e-mail.bakiryetim@gmail.com

    May 26

    Sezen in Dekoltesi,

    Urfapress.com. Köşe Yazılarım

    http://www.urfapress.net/

     


     

    Sezen in Dekoltesi,

     

    III. Uluslararası Halil İbrahim Buluşmaları kapsamın da yapılan etkinliğe sizce kim ve hangi olay damgasını vurdu?

    Sn. Valimizin Türkiye genelinde billboardlarda yayınlanan resimleri mi?

    Sn. Belediye Başkanımızın Etkinliğe katılmaması mı?

    Devlet bakanı Cevdet Yılmaz'ın "Başbakan'a suikast girişiminde bulunan bir kişi yakalandı." Açıklaması mı?

    Sezen in Altın Sofra İyilik ödülü de verildiği halde almaması mı?

    Sezen in Dansöz rezaleti mi?

    Sezen in Kürtçe şarkı söylemesi mi?

    Sezen in Dekoltesi mi?

    Uluslararası Halil İbrahim Buluşmalarını büyük bir heyecanla takip ettik, yukarıda sıraladığım etkinlik kapsamında yaşanan ve polemik konusu yapılan olayların dışında Halil İbrahim Sofrası bereketi gibi bereketli geçtiği her halinden belli olan organizasyon,

     Yerel basınımızda rezalet olarak adlandırıldı.

    Ulasal basında ise Sezen Aksu nün Göğüs dekoltesi ile anıldı.

    Ne hikmetse Uluslararası olduğunu düşündüğümüz bu etkinlik rezaletleri ile gündeme taşınmış aklımızda kalan tek nokta ise Sezen in Dekoltesi olmuştur.

    Bir Sonraki yazıda görüşmek üzere

    Sevgi ve Saygılarımla,

    e-mail. bakiryetim@gmail.com

    İşte O İtiraf

     Sevgili Arkadaşlar Şanlıurfa nın  En güzel HAber portallarından biri olan Urfapress com. da köşe yazarlığı teklifi aldım.

    İlk yazımı sizlerle payaşmak istedim.

    Bundan sonra köşe yazılarımı sizlere de buradan ulaştırmaya çalışacağım ilk deneyimden ötürü bir kusurumuz olursa af ola......

    Bakır YETİM

    Sevgi ve Saygılarımla,

    http://www.urfapress.net/


    Fanatik bir FENERBAHÇELİ nin İtirafları

    Merhaba,

    Öncelikle Urfapress com.  Ailesine beni aralarında kabul ettikleri için teşekkür eder, saygılar sunarım.

    Nasıl başlayacağımı, hangi konuya öncelik versem diye kara kara düşünürken,  şu an gündemde Şanlıurfa sporumuz ve Halil İbrahim buluşmaları var dedim.

    Saygıdeğer yazar arkadaşlarım Halil İbrahim buluşmaları ile ilgili mutlaka yazacaklardır.

    Bu sezonda aldıkları başarılı sonuçlar dan sonra inşallah bizi Bank Asya 1.Liginde temsil etmeye hak kazanırlar düşüncesiyle;

    Geçen sezon başarılı geçen Türkiye Fortis Kupası eleme maçlarının ardından Spor kamuoyunun uzun süre gündeminden düşmeyen o maç ile ilgili maç öncesi ve sonrası yaşadıklarımı anlatmaya çalıştığım o itirafı yayınlıyorum.

    Umudum o dur ki bu yazı sevgili Urfa spora bir motive olur ve o sevinci tekrar bize yaşatırlar.

    İşte O İtiraf

     

    Gerçekten hem Urfaspor için hem de Fenerbahçe için çok önemli olan bir maçı geride bıraktık.

    Maçtan önce kafile ile İstanbul’a uçakla giderken tek düşündüğüm şey Şanlıurfa’mın maç günü yaşayacakları idi  bir yarım Şanlıurfa da bir yarım ise İstanbul’da olacaktı.

    Gap hava limanındaki  bizi tanıyan tanımayan sevgili hemşerilerimiz kafileye büyük ilgi gösterdiler.

    Valizlerimiz ellerimizden alındı, biletlerimiz biz gitmeden okeylenmiş kapıdan girer girmez çaycısından müdürüne kadar tüm çalışanlar büyük bir ilgi ve sevgi gösterisinde bulunup hem futbolcularımızı hem de kafilemizi mahcup etmek için ellerinden gelen ne varsa yaptılar.

    Zaten Fenerbahçe ye ilk golü havalimanında  çalışanlarımız ve THY personeli ile birlikte atmıştık.

    Çünkü müthiş bir moral ile uçağa binmiştik uçaktaki tüm yolcuların yüzünde mutlu bir gülümseme ve inşallah bu maçı alırsınız diyen yaşlı teyze ve amcalar yani müthiş bir sevgi gösterisi.

    Uçak havalandıktan sonra içim içimi yiyor acaba maçın sonucu ne olur diye düşünüyordum.

    Yanımda futbolcularımızdan  Apo var ona soruyorum “la babo” bu maç ne olur gülümsüyor tabi ki alacağız babo diyor sen merak etme deyişi beni cesaretlendiriyor ve yerimden kalkıp uçağın içinde tek tek yolculara soruyorum herkes alacağımızı söylüyor.

    Teknik Direktörümüzün yanına gidecem bide onun ağzından bu lafları duymam lazım.

    Yaşlı bir amca beni yakaladı hele otur kardaş ben sormadan o bana soruyor.

    “Ne olur sence bu maç diye”  ben hemen valla amca bende sizden soracaktım diyorum.

    Başlıyor anlatmaya, eski bir Urfalı güngörmüş bir amca her hafta hastalığı dolayısıyla İstanbul’a gidiyormuş oğlu ordaymış ama kalbi gönlü hep Urfa ve Urfaspor için atıyor belli.

    Mavi Grubu anlatıyor, Rahmetli Şükrü Çadırcıyı anlatıyor.

    1974-1975 yıllarını Şanlıurfa sporun başarısını ve gözleri doluyor.

    Yeğenim hasret kaldık o yıllardan sonra başarıya ne olur başarın bu işi diyor.

    Valla bende maça gelecem diyor o hasta haliyle.

    Biraz duygulanıp hemen önümüzde oturan Haluk Hocamızla tanıştırmak istiyorum.

    Tabi hocamız konuşulanları duymuş kendinden emin bir tavırla “merak etmeyin diyor yenmesek bile ezilmeyiz “ diyor.

    Ben de aynısını düşünürken Kaptan Pilotumuz  Havaalanına yaklaştığımızı hostesler ise kemerlerimiz bağlamamızı söylüyor.

    Ben yerimden ayrıldığım için yaşlı amcamızın yanında oturmak zorunda kalıyorum.

    El çantam falan tüm eşyalarım koltuğumda kalıyor.

    Uçak durduğunda herkes ayağı kalkıp bagajlarını falan toplamaya başladı,  ama benim tüm eşyalarım arka tarafta kaldığı için uçağı en son ben terk ediyorum.

    Uçağın merdivenlerinden inerken terminale gözüm takılıyor altı yedi tane kamera 30-40 kişi kadar İstanbul da yaşayan Urfalılar.

    Alkışlar arasında içeri giriyoruz ama müthiş bir coşku var.

    Kameralar hemen yöneticilerimizi ve futbolcularımızı soru yağmuruna tutuyorlar. 2 gün öncesinden göndermiş olduğumuz Otobüsümüz heybetli bir şekilde havalimanının çıkış kapısına kadar gelmiş bütün millet önünde resim çektiriyor.

    Yani anlatılması çok zor bir duyguyla cebimde belki 20 tane kartvizitle otobüse biniyoruz.

    Herkes abi bir ihtiyacınız olursa işte numaramız falan diye.

    Kadıköy’e otele geçtiğimizde saat gece yarısını çoktan geçmişti otel personeli de aynı güzellikle bizleri karşılayıp lobide çaylarımız yudumlarken yönetici arkadaşlarla ilginin çok güzel olduğunu futbolcuların morallerinin yerinde olduğu inşallah bu moralle maçı alırız diye konuştuktan sonra herkes odasına çekildi.

    Sabah erken saate ayaktaydım çünkü bir türlü uyuyamıyordum.

    Kalktım lobiye incem Kalecimiz Habip benden önce kalkmış aynı şekilde demek ki onlarda heyecanlı diyorum içimden.

    Kahvaltı falan derken akşam yapacağımız idmanı düşünüyor hocamız.

    Nerede yaparız halı saha olur mu gece maçına çıkacak çocuklar kesinlikle gece idmanı lazım diyorlar.

    O sırada Kafile başkanımız CNN Türk ten aradılar diyor röportaj için, idmanı sordular nerede olacak diye, o da daha sahanın ayarlanmadığını kendisine döneceğini söylemiş.

    Muhabir kardeşimiz istersek Dere ağzı tesislerini ayarlayabileceğini söylemiş.

    Sağ olsun bir saat kadar sonra akşam 18 de Dere ağzı tesislerinin ayarlandığını orada idmana çıkabileceğimizi söyledi.

    Gerçekten de büyük bir mutluluktu Urfaspor ve bizim için.

    Akşam 17.30 da otobüse bindik Dere ağzı tesislerine doğru hareket ettik.

    Tam Tesislere yaklaştık gözlerime inanamıyorum.

    Belki 30 tane FB Tesis görevlisi sıraya girmiş bizi bekliyor olamaz diyorum.

    Böyle bir ilgi alaka,  Çaylar, Kahveler Tesis Müdürü etrafımızda pervane olmuş futbolcu ve hocalar sahada  2  tane kamera biri Cihan haber ajansı diğeri FB TV sürekli çekiyorlar.

    Hocamızdan yorumlar alıyorlar futbolcularımızla röportaj yapmak için birbiriyle yarışıyorlar.

    İşte FB ye 2. golümüzde orada attık.

    Çünkü müthiş bir moralle otele döndük.

    FB Spor Kulübünün gerçekten büyük bir camia olduğunu ve bulunduğu yeri fazlasıyla hak ettiğini kendi aramızda konuştuk.  Unutmadan idmanda Rıdvan Dilmen  bir baktım yanımızda tebrik ediyor bizi futbolcularımıza methiyeler düzüyor.

    "Abi  dedim sence ne olur bu maç?"

     (insanlara lakap takıldığı zaman boşuna takılmıyor)

    Tam ona göre Şeytanca “yav kardeşim ne yaptınız siz öyle Gaziantep ve Kayseri spora, kesin ikisi de beşlik maçtı dedi” ve FB yorumunu yapmadı.

    Maç Günü artık yerimizde duramıyoruz.  Misafir biletleri için stada gitmem gerekiyor saat 16 gibi gittim.  Başkan Aziz Yıldırımın  sekreteri olduğunu sonradan öğrendiğim bayan aynı şekilde misafirperver bir tavır ve güler yüz valla daha önceden İstanbul da yaşamış biri olmasam yav bu insanlara ne olmuş böyle,  Müthiş bir Şanlıurfa spor  Sevgisi almış başını gidiyor.

    Otele döndüm Canlarım benim yaaa biliyorum hepsinin maddi durumlarını borç harç edip bu maça gelmişler.

    Otelin lobisinde oturacak yer yok yaklaşık 20 veya 30  vefakâr taraftarımız sitem ediyorlar.

    Haklılar hani abi nerde işadamları nerde ibo, nerde 11 milletvekili bu takıma yazık değil mi?  

    Arkadaşlar dedim,  otel masrafını bile kulüp kasasından karşılıyoruz kimse bizi aramadı falan derken çocukların yüzü asılıyor yok ya abi biz bu maçı falan alamayız baksana takım sahipsiz.

    Başkan ve üç yönetici sırtlamış takımı buralara getirmiş başka kimse yok diyorlar,

    Olur, mu, başarı bu şekilde gelir mi diyorlar?

    Aslında haksız değiller ama morallerini bozmamak için yok arkadaşlar tüm Urfa arkamızda baksanıza,  Urfa dan arayan arayana siz üzülmeyin herkes yaptığından utansın.

    Sohbet falan derken maç saati gelip çattı.

    Neyse Saat 18.30 gibi Şükrü Saraçoğlu’ndayız.

    Müthiş bir atmosfer var, çok büyük bir Stat,  Seyirci muhteşem,  bir avuç cefakâr Urfalı taraftar.

    Yaklaşık 20 bin kadar da Fenerbahçeli taraftar var stadyumda.

    Maş başlıyor maçın 15 dakikası ve Fenerbahçe’nin fileleri havalanıyor.

    Sevgili Hayrullah  dan birinci gol,  Skorboarda bakıyorum evet ya gözlerime inanamıyorum.

    Fenerbahçe  0 - Şanlıurfa spor 1

    Kendimi kaybetmişim. 4. hakem geliyor yanıma “kardeş seni sahanın dışına alayım çok agresifsin falan”  diye hiç uzatmıyorum. Aman büyü bozulmasın diye hemen tel örgünün arkasına geçiyorum. Protokol tribününe bakıyorum herkes çok sevinçli.

    Olmaz mı Şanlıurfa spor tarihinde ilk defa Fenerbahçe ile resmi bir maç yapıyor ve 1- 0 önde yani arkadaşlar anlatılmaz bir duyguydu maç bitiyor 3-2 mağlup oluyoruz.

    Ama uçakta hocamız Haluk Seçkin'in söyledikleri aklıma geliyor “YENİLSEK te EZİLMEYECEĞİZ”.

    Başta da belirttiğim gibi biz Şanlıurfa Havalimanın da 1, Dere ağzı Tesislerinde de 2. golü atmıştık.

    Fenerbahçe’ye   gerçekten de yenilmiş ama ezilmemiştik.

    Ertesi günün gazete manşetleri okuyorum duygulanıyorum,

    "Kadıköy’de Sıra Gecesi"

    "Fener önce Mırra içti sonra kendinden geçti "

    "Fener Titreye"

    "Urfa Terletti"

    Gibi müthiş başlıklar ulusal basından.

    Urfalılara bu mutluluğu yaşatan,  Başta Kulüp Başkanımız Sn. Fatih BUCAK- As Başkanımız Şeyh Müslim ALEMDAROĞLU -  Genel Kaptanımız Hüseyin Leblebicioğlu-  2.inci Bşk. Sn. Halil ATEŞ,  Teknik Direktörümüz Sn. Haluk SEÇKİN.

    Tüm Futbolculara ve kulüp personeline,  ayrıca İstanbul da bizi büyük bir camiaya yakışır bir şekilde karşılayan, 

    Yöneticisinden, Çaycısına bizi kardeş takım ilan eden FENERBAHÇE nin vefakâr seyircisine teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

    mail:bakiryetim@gmail.com

    May 08

    Mardin Katliamı ve Urfa Yemekteyiz İzlenimleri

    Evet Arkadaşlar,

     

    Sevgili hemşerim can dost arkadaşımın

    Mardin Katliamı ve Ş.Urfa YEmekteyiz Proğramı ile ilgili

    kaleme aldığı yazının tamamına katılmakla birlikte siz

    dostlarımla paylaşmak istedim.

     


    Alıntı

    http://www.haber24.com/BELGIN-TURAN/3-127/Kalasnikof-Sorulari.html

     

    BELGİN TURAN
    Kalaşnikof Soruları
    14:16 08-05-2009

    tarihli yazısı

     

     


    Aklının, mantığının almadığı bir noktadasın biliyorum.

    Kimin aklı, mantığı alıyor ki...

    Bana durmadan sorular soruyorsun.

    Görmüyor musun? Bütün iç dengelerim alt üst olmuş.

    Bu olay beni saçma sapan nedenlere, niçinlere hatta inanamayacaksın çocukluğumdan kalma bazı acılara sürükledi.

    Of... Of ki, ne of...

    Biliyorum sağlıklı düşünemiyorum.

    Birde, sen doğulusun, oradaki yapıyı bilirsin... Nedir bu vahşet?

    Diyenlere bakakalıyorum.

    Çünkü ben senelerce onlara yapmacık insan değildir benim insanım dedim.

    Kıymet bilir, değer bilir. Canını, malını emanet edebilirsin derdim.

    Zaten ne olduysa bu ‘husumet' sözünü duyduktan sonra oldu bende.

    Birbirine yetişmek için inanılmaz bir yarışa giren insanların trajedik hallerini düşünmeye başladım.

    Orada tarla-tapan senin şehrinde de ev, araba, gösterişli koltuk takımların.

    Belki de bu yüzden bu gösteriş ve bu hırs merakı, benim ki daha iyi, ben senden üstünüm merakının dayanılmaz ağırlığından dolayı evimdeki koltuklar tam yirmi yıllık görsen belki bana acır, itfaiye meydanından bir koltuk takımı alırsın.

    Yok, dostum ihtiyacım yok senin şaka yolu imalarına.

    Zengin, fakir döngüsü kardeşlerin birbirine karşı içten içe kinleri.

    Sen de var bende yok kavgası.

    Tecavüz, cinnet, intikam, kin hele de şu sinirlerimi alt üst eden ‘husumet' bunlar kaç kişinin canına mal olabilir.

    "Su içene yılan bile dokunmaz" derler. Peki, namaz kılana kalaşnikof mu dokunur?

    Bu benim insanım olamaz.

    Köyden yolun geçerken uğradığın, sana sofralar kuran, evinde ağırlayan, namazlığı önüne seren insandı benim tanıdığım.

    Ne oldu? Ne değişti?

    * * *

    Soruların makineli tüfek gibi beynimde dolaşıyor.

    Doğuda kadın olmak, çocuk olmak nasıl bir şey diyorsun?

    Bir kere erkek egemenliğini koşulsuz kabul edeceksin.

    Çocuksan da çocukluğunu bileceksin.

    İyice sinirlerimi bozmak için bu soruları sorduğunun farkındayım.

    Sana uzun uzun cevap verecek takatim yok.

    Sana şu kadarını söyleyeyim.

    Kızlara ayrı okul lafını duyduktan sonra iyice tiksindim hayattan.

    İyi güzel erkeklerle, kızları hiç görüştürmeyin.

    Sonra oralarda sapıkça ilişkilere göz yumun diyesi geliyor insanın.

    Kız, kadın sanki sadece ‘dişi' diye algılanıyor gibi geldi.

    Onun başarıları, onun kişiliği, onun seçme şansı yok, onun adı, onun mal varlığı, onun söz hakkı hiçbir şeyi yok.

    Sadece çocuklarına gelecek kurşunlara siper olsun diye çelik gibi bir yüreği var.


    * * *

    Sustun, laflarım ağır mı geldi?

    Yok, mu başka sorun.

    Hani ben doğuluyum ya bilirim sor sorunu, dök koynundaki yılanları da rahatlayalım.

    ‘Yemekteyiz' programı hani Urfa'daydı ya siz yemeğini hazırlayamayan bir ev sahibinin mutfağına böyle fütursuzca girer misiniz?

    Yok be güzelim.

    Benim tanıdığım, bildiğim, gördüğüm bir durum değildir bu.

    Bu olsa olsa görgüsüzlüğün kişiye mal edilen kısmı olur.

    Neydi o ya diyor Allah aşkına biri, serseri misali bir türkü ile dalıyor mutfağa, diğeri peynirli helva yapıyor haddini aşarak bir başkasının mutfağında.

    Bak iki gözüm ben böyle insanları tanımıyorum.

    Bu davranışlar bir şehri temsil edip lekeleyemez buna gücü yetmez kimsenin.

    Doğuluyum ya ben sor sorularını, başka sorun var mı?

    Benim sana verecek cevabım yok artık.

    Bildiğim doğrular hüsrana uğradı.

    ve benim yorumum
     
    Merhabalar Aynı soruları Ben kendime Sordum dün akşam Siyaset Meydanı ve Yemekteyiz proğramını izlerken.
    Duygularımıza tercüman olduğun için çok teşekkürler dün akşam ben ve hn. oturduk bilgisayarın başına ha bire
    yorum yazıyoruz yerel bir Urfa web sitesine aman yapmayım etmeyin arkadaşlar Urfa bu değil Mardin bu değil
    hele Güneydoğu hiç bu değil diye ama sesimiz kısılıyor ulaşamıyoruz kimseye iyiki varsın Sevgili Hemşerim sesimiz ol,
    kulağımız ol, bizi kendinden mahrum etme Urfalı bir hemşerin olarak Gurur duymak istiyorum. Ama bu son olaylar
    sesimizi kıstı haykıramıyoruz ama susmayacağız o görgülü misafirperver doğu insanını imajını 8 Mardinli 2 Urfalı
    bozamayacak bunlara müsade etmeyeceğiz.
     
    Sevgi ve Sayılarımla
    Bakır Yetim
     
     
     
    October 09

    KUSURSUZ OLMAK

    KUSURSUZ OLMAK



    Çin de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı
    testilerle dereden evine su taşırmış ...

    Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış...

    Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış;

    ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır,

    ulaştırırmış eve..


    Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden
    çatlak olanı eve yarım;

    diğeri dolu olarak varırmış

    iki sene her gün bu şekilde geçmiş.

    Adam her iki testiyi suyla doldururmuş

    ama evine vardığında
    sadece 1,5 testi su kalırmış...

    Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi

    vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş.

    Fakat zavallı çatlak olan kusurlu testi, çok utanıyormuş.

    Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş.

    İki yılın sonunda bir gün,
    görevini yapamadığını düşünen çatlak testi,

    ırmak kenarında adama şöyle demiş:

    'Kendimden utanıyorum.

    Şu yanımdaki çatlak nedeniyle,

    sular eve gidene kadar
    akıp gidiyor..'

    Adam gülümseyerek dönmüş testiye;

    'Göremedin mi?

    Yolun
    senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.
    Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.

    Çünkü ben başından beri senin
    kusurunu, çatlaklığını biliyordum..

    Senin tarafına çiçek tohumları ektim..

    Ve hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın..

    2 senedir o güzel çiçekleri toplayıp,masamı süslüyorum.

    Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı

    evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim' diye cevap vermiş.

    Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has kusurları
    vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
    ilginç yapan,mükafatlandıran, renklendiren..

    Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin..

    Onlardadaki kusurları değil,

    içlerindeki güzellikleri görün...







    İnsanları;

    eğer kusurları ve yanlışları,

    yani insan kimlikleri ile sevmeyi bilmiyorsak,

    sevmiyoruz demektir.

    June 18

    Şanlıurfa Balıklıgöl 3 boyutlu

    Çok güzel bi çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim gerçektende çok harika ve emek isteyen
    bir 3 boyutlu Balıklıgöl tanıtımı sadece tıkla ve bu güzel çalışmayı Urfaya gitmeden de
    Balıklı gölü gezme fırsatını yakala
     
    Sevgi ve SAygılarımla
    Bakır YETİM

    B2


    June 15

    Çeklerin Çeki Karşılıksız Çıktı - Fatih Aslanları

     
    Muhteşem bir Maç ve son 15 dk.  Çek Cumhuriyetinin Çeki KArşılıksız Çktı.
     
    Türklerin Viyana Çıkatması  Çek Cumhuriyeti 2 - Türkiye  3
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ve BU SEVİNCİ BİZE YAŞATAN MUHTEŞEM EKİBE
    Avrupa Avrupa olalı böyle sallanmadı...............
     
    ADIMIZ ANDIMIZDIR YOLUNA CAN KOYARIZ
    TÜRK OLMAYI EN BÜYÜK ŞEREF VE ŞAN SAYARIZ
     
    Sevgi ve Saygılarımla
    Bakır YETİM
    Görüntü001

    DÜNYA BASININDAN BAŞLIKLARLARLA TÜRKİYEM

    İtalya'nın en çok satan gazetesi konumundaki La Gazzetta dello Sport, maç sonucunu ''Cech gafleti. Türkiye tarih yazdı'' başlığıyla duyurdu.

    Haberde, Türkiye'nin, şimdi Hırvatistan'la çeyrek final karşılaşmasını Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip Viyana'da oynayacağı anımsatılarak, şu ifadelere yer verildi:
    'Şimdi 70 milyonluk Türkiye, cuma günü Hırvatistan'la oynanacak çeyrek final için zihnen Viyana yolcusu. O Viyana ki geçen yüzyıllarda pek çok kez Osmanlı ordusunun

    kuşatmalarına maruz kalmıştı. Şimdi yine tüm Türkler Viyana'ya. Kuşatma bu kez belki de başarıyla sonuçlanacak.''

    Maçın anahtarını, ''işin peşini asla bırakmayan Türklerin ateşliliği'' biçiminde özetleyen La Gazzetta dello Sport, maçta heyecanın tavan yaptığı anları ise şu cümlelerle tasvir etti:
    Avrupa Şampiyonası'nda her şeyin altüst olduğu o 5 dakika, Çek Cumhuriyeti tarihinin kara sayfalarına kazınacak.

    Yenik durumdaki Türkiye'ye, 90 dakikanın sona ermesine 5 kala elenmiş gözüyle bakılıyordu. Ama o Türkiye, 10 dakika içinde inanılmaz bir toparlanmayla çeyrek finale adını yazdırıverdi.''

    -CORRİERE DELLO SPORT: ''NİHAT, TÜRKİYE KAHRAMANI''

    Tuttosport gazetesi Türkiye'nin zaferini ilk sayfadan, ''Türkiye şovu. 0-2'den 3-2 olan maçla Çekler elendi'' başlığıyla anons etti.

    İtalyanca'da ''ceco'' sözcüğünün hem ''Çek'' hem de ''kör'' anlamına gelmesinden yola çıkan Tuttosport'un, iç sayfada ise bir kelime oyunuyla,

     ''Kör edici Türkiye'' biçiminde bir başlık kullanması dikkati çekti.

    "Türkler Cesur Yürekler takımı"

    Türkiye'nin Çek Cuhmuriyeti'ni yenerek Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek finale yükselmesi, Yunan basınında geniş yer buldu.

    Dini bayram nedeniyle gazetelerin bugün çıkmadığı Yunanistan'da, haber içerikli internet siteleri, Türkiye'nin organizasyona veda etmek için çok erken olduğunu gösterdiğini kaydettikleri haberlerinde, ay-yıldızlıların kendine güveni olan, cesur yürekli ve takımına güvenen bir dolu oyuncuya sahip bir takım olduğu görüşünde birleştiler.

    Siteler, ''Nereye varılıp varılamayacağını kimse bilemez. Ancak Çekler'i yenmek yürek istiyordu. Yalnızca yürekli olmak da yetmezdi. Terim paniklemeyi engelleyen isim oldu. Düşünceleri berrak, oyunları hızlıydı'' yorumunda bulundular.

    Türkiye'nin oyunda üstünlük kurmayı başardığını ve mücadele etmekten vazgeçmediğini ifade eden Yunan internet siteleri, ay-yıldızlıların görülmeye değer bir çizgide yollarına devam ettiklerini vurguladılar.

    "Osmanlı tokadı Çekler'in suratında patladı"

    Türkiye'nin Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerek Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek finale yükselmesi, Macar basınında büyük yankı uyandırdı.

    Macaristan'ın tek günlük spor gazetesi olan 300 bin trajli Nemzetisport ilk sayfasını tamamen Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçına ayırdı. Nemzetisport manşetini ''Türk sevinci'' olarak atarken, iç sayfada ise ''Kara çorba (Türk kahvesi) sonradan geldi'' başlığı attı.

    Gazete, Türkiye'nin ilk yarıda iyi oynamadığını, az-yıldızlıların ikinci yarı bambaşka bir hüviyete bürünerek Çekleri adete kendi kalesine hapsetti diye yazdı. Nemzetisport, Nihat'ın beklenen patlamayı maçın son beş dakikasında gerçekleştirerek favori olarak gösterilen Çeklerin çeyrek final hayallerini yok ettiğini, Türklerin ne kadar inatçı olduklarını kanıtladıklarını ve çeyrek finali hak ettiği yorumunda bulundu.

    Hid Magazin ise ''50 yıl aradan sonra Osmanlı tokadı Çeklerin suratında patladı'' başlığıyla verdiği haberde, Türk Milli Takımı'nın son maçlarda bunu hep yaptığını, İsviçre maçında olduğu gibi golleri bir kez daha son dakikalarda atarak çeyrek finale yükseldiğini yazdı. Hid Magazin, Türklerin Çekleri 50 yıldan bu yana yenemediğini, ancak en önemli maçta bunu başararak Türk futbolunun kendi ekolünü yaratmaya başladığını ifade etti.

    Milli Takımın çeyrek finale kalması Rus basınında da geniş yer buldu.

    Maçın geç saatlerde sonuçlanması nedeniyle gazetelerin internet sayfalarında maça yer verilirken, ''utro.ru'' internet sitesi ''Çeklere Türk Hamamı'' hamamı başlığını kullanarak, Türkiye'nin gitti sanılan karşılaşmayı mucizevi şekilde aldığına dikkat çekildi.

    Rus Mayak radyosu da Fatih Terim'in ''Biz Bunu Başardık'' sözleriyle duyurduğu haberinde, Türk futbolcularının başarısıyla Terim'in babalar gününü kutladığı vurgulandı.

    Rus Newsru.com adlı internet sitesinde de ''Euro 2008: Türkler İçin Bayram, Çekler İçin Matem'' başlığıyla duyurulan haberde 15 Haziran'ın Çek futbol tarihinin ''kara'' günlerinden biri olacağı ifade edildi.

    Regnum haber ajansı da maçın kahramanının 2 gol atan Nihat Kahveci olduğunu belirterek, ''Karşılaşmanın kahramanı yüreğiyle oynadı'' ifadelerini kullandı.

    Çılgın bir maç Fransız basını Çek Cumhuriyeti'ni mucizevi bir şekilde yenen Türkiye'yi övdü.

    Türkiye'nin Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerek Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek finale yükselmesi Fransız basınında, ''Türklerin büyük başarısı'' şeklinde yorumlandı.

    L'Equipe, ''Türkiye çok uzaktan geldi'' başlığıyla verdiği haberde, ''Nefes nefese maç'' ifadesini kullandı.

    ''Türkiye'nin hiçbir zaman maçı bırakmadığını'' yazan gazete, son dakikalarda gelen gol ile birlikte Türkiye'nin maçın penaltılara kalmasına izin vermediğini bildirdi.

    Fransız gazetesi, bir önceki maça da atıfta bulunarak, ''Çekler'in, Türklerin maçı bırakmayacağı konusunda, İsviçre maçından ders almaları gerekirdi'' ifadesini kullandı.

    Le Figaro ise ''Çılgın bir maç'' başlığıyla verdiği haberde, ''İsviçre'den sonra Türkiye'nin bir kez daha mucizeye imza attığı'' yorumunu yaptı.

    Gazete, ''Türk futbolcuların, zihinsel olarak olağanüstü güçlü olduğunu'' yazarken, ''Türkler inanılmazı gerçekleştirdi'' ifadesini kulladı.

    Le Figaro, Türk oyuncuları, psikolojik baskı altında iyi oynamayı başaran bir takım olarak tanımladı

     

    "Türkler mucizeyi başardı" Alman basını Türkiye'nin galibiyetinin bir mucize olduğunu yazdı!

    Almanya'nın önde gelen gazetelerinden Bild, Türkçe olarak ''Sizin kadar sevindik'' başlığıyla yayımladığı haberde, Türklerin sevinç ve coşkularını yansıtan fotoğraflara geniş şekilde yer verdi.

    ''Berliner Morgenpost'' gazetesi, ''Türkiye olağanüstü dönüşü başardı'' başlığıyla verdiği haberde, maçı anlatarak, Çek Cumhuriyeti defans oyuncusu Ujfalusi'nin, ''Defansımıza çok fazla güvendik. Bunun cezasını çektik'' şeklinde konuştuğunu aktardı.

    ''B.Z'' gazetesi, ''3-2, Nihat Cenevre'nin kahramanı'' başlığıyla verdiği haberde, aynı şekilde maçı ayrıntılı bir şekilde anlatarak, Nihat'ın maç sonrasında ''Tarih yazdık ve yazmaya devam edeceğiz. Sıra şimdi Hırvatistan'da ve bu takımı da yenebiliriz'' dediğini bildirdi.

    ''Berliner Kurier'' gazetesi, ''İnanılmaz - Çekler 2-0 galip durumdayken pataklandılar'' başlığıyla verdiği haberde, ''Böyle bir şey olamaz. Bu oyunun içerdiği dram, duygu ve çılgınlık, normal olarak tüm Avrupa Şampiyonası'na yeter'' şeklinde görüşe yer verdi.

    ''Die Welt'' gazetesi, ''Türkiye olağanüstü moraliyle çeyrek finale yükseldi'' başlığıyla verilen haberde, hiç kimsenin, maç sırasında 2-0 yenik duruma düşen Türk milli takımının yeniden canlanarak bu maçı kazanacağını tahmin etmediğini savundu.

    ''Frankfurter Allgemeine Zeitung'' gazetesi de maçı ''Cech'in bir hatası, Nihat'ın 2 golü'' başlığıyla değerlendirdi.

    Almanya'da yaşayan Türklerin sevinç gösterilerine geniş şekilde yer veren Alman televizyonları ve radyoları da Türk milli takımının inanılmaz bir maç oynayarak, Avrupa Şampiyonası'nın en güzel karşılaşmasını sunduğu görüşüne yer verdiler.

     
     
     
    1_k104_k11_k110_k116_k120_k18_k19_k2_k24_k3493514_k4_k156_k6_k67_k7_k9_k

    May 29

    Dul Avratmı Alırsınız - Yoksa Şıllık mı ?- (İlginç Yemek İsimleri

     

    Dul Avrat mı alırsınız..?

     DUL AVRAT

    Yoksa şıllık mı ………?

    sillik

     10 bine yakın kültürel yemeğimiz olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik birçoğunun hayli ilginç isimleri ve öyküleri var. İşte bazıları: Ama Önce Şanlıurfanın Zengin Mutfağından örnekler vermek istiyorum 

    Resim 007

    Sevgi ve Saygılarımla

    Bakır YETİM

     

    KÖFTELER

    Çikifte / Aya Kiftesi / Yımırtalı Kifte / Yağlı Kifte / Yuvalak / Boranı / Yahudi Kiftesi / Lıklıkı Kifte / İçli Kifte / Dolmalı Kifte / Tiritli Kifte / Mercimekli Kifte / Basma Kifte / Kıyma

    Yumurtalı Köfte                                  Ev Ekmeği en iyi bunlarla yenir                          VE ÇİĞ KÖFTE

    sofrada_3yuha_8resim039ew2

    KEBAPLAR

    Tike Kebabı / Balcanlı Kebap / Frenkli Kebap / Haşhaş Kebap / Keme Kebabı / Soğan Kebabı / Elmalı Kebap / Patatesli Kebap / Ciğer Kebabı

     

                     Dayanamam Ev Ekmeğine BALCANLI KEBEAP             VE         Tepsi Kebabına                   

    yuha_8rs6397704tepsi_kebabi

     

    PİLAVLAR

    Pirinç Pilavı / Meyhana Pilavı / Üzlemeli Pilav / Bulguraşı / Nohutlu Bulguraşı / Şehriyeli Bulguraşı / Mercimekli Bulguraşı / Kemeli Bulguraşı / Perdeli Pilav / Firik Pilavı

    BORANI                                                                                     FİRİK PİLAVI                             PERDELİ PİLAV 

    boranıfirikserinmaviperde3pm2

     

     

    YEMEKLER

    Kaburga / Tepsi Kebabı / Ölü Balcan / sögürme / Daraklık / Bütün Balcan / Çömlek / Frenk Tavası / Kazan Kebabı / Soğan Aşı / Tas Kebabı / Taze Fasulye / Bamya / Ispanaklı Yımırta / Pakla / Çağala Aşı / Tirit / Kelle / Karnıyarık / Kabak Oturtması / Doğrama / Tavuk Kızartması / Tavuk Kaburga / Sukabağı / Sac Kavurma / Çöp Kebap/ Güvercin Kızartması

     

    Bütün Balcan                                 Balcan Kızartması                       ve Kazan Kebabı     

    butun_balcan_2p1030275kazan

     

    TATLILAR

    Zerde / Kalbur Tatlısı / Küncülü Akıt / Pendirli Helva / Kuymak / Şıllık / Palıza / Pendirli Kadayıf / Tel Kadayıf / Baklava

     

                       İşte Meşhur ŞILLIK Tatlısı                                             ve ZERDE 

    şıllık423_sillik_1183956969yemek_zerde

     

    HAMUR İŞLERİ

    Ağzıaçık / Ağzıyumuk / Pendirli Ekmek / Kıymalı / Semsek / Hamurlu / Zingil / Külünçe / Bişe

     

    Ağzı Yumuk                         ve                    Kıymalı                                     ZİNGİL

    ağzı yumukrs3250458ZİNGİL

     

     

    DOLMALAR

    Kuru Kabak-Acır-Balcan-İsot Dolması / Tezze Kabak-Acır-Patlıcan-İsot Dolması / Yapraksarması / Mumbar

     

    DOLMALAR -KABAK İSOT VE BALCAN                SÖĞÜRME                          MUMBAR

    DOLMASÖĞÜRMEkaan58_Mumbar_Dolmas

     

    ÇORBALAR

    Mercimek Çorbası / Marhuta / Lebeni / Pirinç Çorbası

     

    Süzme Mercimek Çorbası                 LEBENİ

    ÇORBAlebeni

     

    SALATALAR

    Bostana / Koruk Salatası / Cacık / Çoban Salatası

     

               iŞTE BOSTANA      VE                 ÇOBAN    SALATASI

    rs47060ÇOBAN

     

    GEÇİŞTİRMELİK YİYECEKLER

    Balcan Kızartması / Kabak Kızartması / Döğmeç / Ölü Balcan / Yımırta Dürüm / Lolaz/ Hedik

     

     

    Ve Türkiyeden İlginç Yemek İsimleri

     

    Papaz mancası (Tekirdağ),

    Ciroz salatası (İstanbul),

    Avukma (Aydın),

    Sembüsek (Hatay),

    Banak (Isparta),

    Pesküden (Sivas),

    Oğmaç (Bolu),

    Kaygana (Trabzon),

    Leylek giliği (Tokat),

    Kelecoş (Erzincan),

    Eşkeli (Van),

    Babahannuş (Adana),

    Hıngel (Sivas),

    Sakalaçarpan (Afyon),

    Cacıklı Arap (Gaziantep),

    Şevketi bostan (İzmir),

    Çığırtma (İzmir),

    Dul Avrat (Adana),

    Çüklüce (Karadeniz),

    Perişka (Çankırı),

    Babuko (Kahramanmaraş),

    Cıvıklama (Elbistan),

    Cantık (Bursa) ,

    Pırtımpırt (Kayseri),

    Analı kızlı (Malatya),

    Zülbiye (Kars),

    Pisik taşağı (Gaziantep)

    Amasya ve Afyon’un “sakala çarpan çorbası"

    Aydın’ın “kulak çorbası"

    Bolu’nun “kedi batmaz"ı

    Denizli ve Çanakkale’nin “kaçamak"ı

    Rize’nin “enişte lokumu"

    Kocaeli’nin “otur fatma tatlısı"

    Kütahya’nın “tosunum"u

    Tokat’ın “bacaklı çorbası"

    Amasya’nın “kesme ibik çorbası" ve “eli böğründe"si

    Balıkesir’in “mafiş tatlısı"

    Artvin’in “püşürük çorbası"

    Bartın’ın “pumpum çorbası"

    Malatya’nın “kurşun geçmez köftesi", analı-kızlı’sı

    Kırklareli’nin “sulu kaçamak" ve “kuru kaçamak"ı

    Isparta’nın “kuyruğu sulu"su ve “derdimi alan"ı

    Elazığ'ın lobik çorbası, anamaşı, kelecoş, taraklık, kındık köfte, küncülü köfte, muhaşerli köfte, işkene, sapan dolması, kibe dolması, çaypalası, pirpirim boranı, tavşan üfelemesi, kırmanlı pilav, simit pilav, nohut ekmeği, fodula, zarafat, patila, heside, dolanger, hürriyet kadayıfı, orcik, pilit ve gah

    Gaziantep'in Köse Sefer kabağı dolması, loğlazlı aş, ekşili daraklık tavası, şiveydiz, acur oturtması, kakırdak böreği, loğlaz piyazı

    Sütlü nuriye

    Vezir parmağı

    oturtma

    kuskus

    kapuska

    tirit

    mamalika

    şiveydiz

    frik pilavı

    mıhlama

    kaygana

    kadın budu

    hanım göbeği

    çaraçura

    kaymaçino

    civiklama, bat (bulgurla yapilirlar bu yemekler )

    muammara----- cevizli acılı baharatlı salçalı meze gibi bişey

    makıtalı köfte----- mercimek köftesi

    hanim cantasi (borek cesididir)

    babagannuş

    cici papa

    balcan dolmasi

    gavur dağı

    gençkız rüyası

    imam bayildi

    karniyarik

    ali nazik

    hünkar begendi

    bumbar

    yengen, leyla, carsafli tost

    dilber dudagi

    kol boregi

    kuymak

    arabbaşı çorbası

    papaz yahnisi

    dul avrat çorbası

    kalburbastı

    zülbiye (kendisi küçük soğanlardan yapılan bir yemektir.)

    şakşuka

     

    May 21

    SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR

    Alıntı

     

                    ÖLÜM KÖLE İLE KRALI EŞİT KILAR

       Büyük iskender, ünlü filozof Diyojen'i, birbiri üstüne yığılmış insan kemikleri arasında bir şeyler ararken görür ve ne yaptığını sorar.

       Diyojen, zafer sarhoşluğu içinde olduğunu gördüğü hükümdara, ölüm gerçeğini hatırlatmak amacıyla: "Babanızın kemiklerini arıyorum, ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum" cevabını verir.

    Bu gün ellerinde tuttukları ile insanlara kendi arasındaki seviye farkını hatırlatanlar unutmamalıdırlar ki,

     
    SULAR YÜKSELİNCE; BALIKLAR KARINCALARI
    SULAR ALÇALINCA; KARINCALAR BALIKLARI YER
    KİMİN NE OLACAĞINA SUYUN AKIŞI KARAR VERİR....
     
     
    May 18

    DEprem Büyük Felaketler...UNUTMA

    Evet arkadaşler bugün onlara yarın bizlere LÜTFEN duyarlılığımızı gösterelim
    Elimizden ne gliyorsa onu yapalım gerek medyada gerekse sitelerimizde
    Çinli bir MSN arkadaşım bu fotografları bana gönderdi.
    bende sizlerle paylaşmak istedim.
    Lütefn duyarlı olalım.
    Resim 002
    Sevgi ve Saygılarımla
    Hoşçakalın
    BAkır YEtim

    http_imgload4http_imgload6 1049371420080516_02cb8266ce815adbfedfmm1PYqib0ItT

    YORUMSUZ......................................

    1191467714_0.19373000[1]

    May 12

    Manaaaaaaa

      İstediğin manayı çıkart

      Resim 005 

       Sevgi ve Saygıyla,

       Bakır YETİM


     

    Image hébergée par Casimages.com : votre hébergeur d images simple et gratuit

     
                                                                                                                                                   

    May 05

    Kartallar Yüksek Uçar (KISSADAN HİSSE)

    GERÇEKTENDE KARTALLAR YÜKSEKTEN UÇUYORMUŞ

    Resim 011

    Bakır Yetim

    Sevgi Ve Saygılarımla


    Lokman hekimin adını herkes duymuştur.560 yıl ömür yaşadığı söylenir. Lokman hekime sormuşlar; “kaç yıl yaşamak istersin” diye o da, kuşların en uzun ömürlüsü kartalı örnek vererek 7 kartalın hayat, kadar ömür biçmiş kendisine ve dileği de kabul görülmüş.

     

    Kartal denince aklımıza ne gelir; güçlülük sembolü, kuvvetli, geniş kanatlı, hemen havalanıp yükseklerde uçan büyük yırtıcı bir kuş.

    Kartal ayrıca yeniden dirilişin de sembolüdür. Böyle kabul edilmesinin nedeni sördüğü yaşamdır. Öyküsünü sizinle paylaşayım.

     

    Kartal kuş türleri arasında en uzun yaşayandır. 70 yıl kadar yaşayan kartallar bile vardır.

     

    40 yaşına geldiklerinde çok zor ve ciddi karar vermekle karşı karşıya kalırlar. Çünkü kartallar 40 yaşına geldiklerinde pençeleri sertleşir ve esnekliğini yitirir.

    Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşıp ağırlaşır. Oysaki o en hızlı havalanabilen, tüyleri en hafif (yaklaşık 560gr), avını uçarken aniden yakalayıp, güçlü pençeleriyle tutan bir kuştu. Şimdi ise yol ayrımına gelmişti.

     

    Zar zor uçarken uçarken avını yakalayıp havalanabilmesi artık imkânsızmış gibiydi. Bundan dolayı ya ölümü seçecekti ki bu süreç yaklaşık 150 gün kadardır.

     

    Eğer ikinci seçeneği seçerse kendisine dağın tepesinde kayalıkların arasında yeni bir yuva yapar. Artık uçmasına da gerek kalmaz. Yuvasına yerleştikten sonra yeniden doğuş süreci de başlamış olur.

     

    İlk önce gagasını sert kayalara onu düşürene dek vurur. Sonunda gaga düşer bu sırada bir bekleme süresinin sonunda yani gagası çıkar. Yeni gagası ile pençelerini söküp, yerinden çıkarır. Dökülen pençelerin yerine yenileri çıkar. Yeni pençeleri çıkınca, onlarla da eski tüylerini yolar.

     

    5 ay sonra kartal yeni yaşamına başlamaya hazırdır. Ve o meşhur uçuşunu yaparak yeni hayatına doğru uçar.

     

    Bütün yeni başlangıçlar zorlu bir süreç içerir. Kararlı ve güçlü olduktan sonra tüm zorluklara göğüs gerebilir.

     

    “Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar
    Güneş yalnız da olsa etrafa ışık saçar
    Unutma, doğruların kaderidir yalnızlık
    Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.” 

     

    Kartallar yüksek uçar fakat hikâyesini unutmayın.

     

    kartal_eagle5kartal1kartal-resimleri2020

     

    NECLA CEVHERİ SAATÇİ

    HAYATA DAİR

    adlı yazısından alıntıdır

    April 30

    Güzelliklerden de haberdar olmalısınız?

        Şanlıurfalı Yüreği temiz insan Urfa sevdalısı Yusuf DİŞLİ kardeşimin  noktasına virgülüne dokunmadan 30,Nisan,2008 tarihinde kaleme aldığı yazı.
     
        Sevgi ve Saygılarımla,
        Bakır YETİM 
        
        

     

     

    sabri

    Yusuf DİŞLİ

    YAzar

    Reyting kaygısı olmadan, çıkar gözetmeden... Satılık yaftası yemeden... Hedef göstererek acımasızca abanmadan...  Birilerine yaslanmadan... Kökten ve fanatizmin esiri olmadan;

    Sorunları araştırarak, kendince doğru olanı, kendine has üslubunla dillendirmek, gündeme taşımak, meğer ne büyük hazmış...

    Bir de yaşadığımız hazzı, sorunun muhatabı yaşasa, paylaşsa... Kuru bir teşekkür etse... Üşenmeden edebilse!

    Değme keyiflere gitsin.

    Neyse, bugün iyimser alacağız.

    Kuraklığa inat.

    Güneşin acımasızca vurduğu, kentimizden güzellikleri dile getireceğiz... Öyle yapalım değil mi?

    Gurbetteki Urfa dostlarına muştular verelim.

    Örneğin yeni açılacak Cumhuriyet Meydanı... Vilayet yeni yerine taşındıktan sonra eski bina ile Tapu-Nüfus binaları yıkılacak.  Topçu meydanı, tarihi Topçu hanına kadar uzanan bölge ‘Cumhuriyet Meydanı’ olacak.  Yalnızca Urfa taşından yapılı olan eski Tekel’in  binası kalacak. Ziraat Bankası’nın önünden baktığınızda Müze ve Şehitliğin çam ağaçları görülebilecek...Buna karşın eski Halk Eğitim Merkezinin yeri alışveriş merkezi olacak!

     

    Karakoyun dere yatağında Millet, Hızmalı köprüleri ve Otogara kadar uzanan bölgede Karakoyun kanyonunda, Fırat suyunun aktığı, kayıkların yüzdüğü, büyük bir park yapılacak.

    Samsat kapısının yanında Askeri gazino yıkılarak Samsat meydanına katılacak... Meydandan bakınca; yeni onarılan Mahmut Nedim Köşkü, Justinyen su kemeri, Millet hanının da bir kısmı görülebilecek... 

     

    Her ne kadar karşı olsam da,  11 Nisan Stadı’nın yerinde tamamı yeraltında olmak üzere; Otopark, kapalı yüzme ve spor salonları açılacak... Stadın üstü tamamen yeşil alan olacak... En azından Vilayet girişindeki proje maketinde yüzeyde hiç bina gösterilmemiş.

     

    Urfa kalesi restore edilecek... Kale içinde Arkeolojik kazılara başlanacak. (Bu arada kalenin yanına yeni örülen duvar Çift kubbenin siluetini kapatıyor. Bileseniz!)

     

    Haleplibahçe de Sondaj. tarama ve arkeolojik kazı çalışmaları tamamlandıktan sonra...  Kültür Bakanlığı’nca Belediye’ye verilecek 6 milyon liralık destekle, Arkeo-park - kapalı ve açık hava müzesi kurulacak. Böylece Amazon Kraliçesi ve yeni bulunan; Yarı At yarı insan figürü antik Yunanda Tıp tanrısı Asklepios mozaikler yerinde sergilenecek...

     

    Harran’ın “arı kovanı kümbet evlerinin”  arasına girmiş “yaban arısı betondan evler” yıkılarak; TOK’nin sit alanı dışında yapacağı evlerle takas edilecek...  Sayın Çağla Aktemur Özyavuz’un projeyi takip ettiğini biliyorum... Bahar Çağalası olup, açıyor seçim bölgesine...

    Birde Suruç Bölgesinin “Başak”ı yeşillense!

    Halen sarı ve susuz; SURUÇ... (hani iyimser olacaktık.)

     

    Deyr Yakup Manastırına (nemrutun tahtına) giden bozuk yol Vilayet eliyle yaptırılacak... 

     

    Göbeklitepe yolu asfaltlanıp dokuya uygun dinlence yeri yaptırılacak... “Her şey taştan; masa, sandalye, taş bardak, taş tabak... “Fred ve Wilma Çakmaktaşların Taş Devri çizgi filmi gibi... Neolitik çağı yaşatarak, misafir ağırlayan yöntem ilk olacak. Umarım öyle olur.”

     

    Urfa-Viranşehir  “duble” yol yapımına başlandı... Yalnız yeni Mezarlığa girişin, yol ayrımı unutulmuş! Deniliyor... Artık bir kavşak mı yapılır, sinyalizasyon mu bilemem... “Merhumu götürürken trafik kazazıyla öte tarafa kadar refakat etmeyelim!”

     

    Dr.Nevzat Yetkin’in Çabalarıyla Doğum Hastanesi’nde önceki gün açılışı yapılan “Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi”nin önemini anlatmama gerek yok sanırım.

     

    Urfaspor!!!

    Girme o konuya!  Karamsarlık yok bugün!

    Güzellikleri dile getirecektik. 

    Bırak yetim kalsın Urfaspor...

    İyimser olalım takımızın sarısından değil, yeşilinden söz edelim...  Elbet vefa borcunu ödemek isteyen hayırsever bir memleket evladı çıkar...

    Caminin önünde ağlayan öksüzü sahiplenir.

    Yeşil açar solmadan, sararmadan... Memleketimin bozkırları... 

     dislisabri @hotmail.com

    April 15

    İLGİNÇ BENZERLİKLER

    Aşağıda bu kadar olur dedirten benzerlikleri sunuyorum.
    Siz karar verin gerçekten de bi elmanın yarısı derler ya,
     
    Sevgi ve Saygıyla
    Hoşçakalın
    Bakır YETİM
     
     
     
    Peter Stormare - Özkan Uğur
Yaser Arafat - Metin AkpınarNecati Ateş - Steven Seagal
Harun Kolçak - Weird Al Yankovic
Erdem Uygan - Jack Nicholson
Kalli - Kenan Pars
Jaguar Paw (Apocalypto) - Ronaldinho
Murat Soydan - Heidi'nin Dedesi
İbrahim Toraman - Bruce Lee
Serdar Ortaç - Jet LeeSfenks - Bülent ErsoyKıraç - Van HelsingBurt Reynold - Ferhat Güzel
Hugo - Reha MuhtarLevent Üzümcü - Vince VaughnAyna Cemil - Natural Born KillerFred - Fatih Ürek
Penguen - Yasar Nuri Öztürk
Mini Me - Roberto Carlos
Şirin Baba - Kenan IşıkArda Kural - Leonardo Di CaprioLugano - Jude LawRobert De Niro - Yalçın Bulut
Hakan Bilgin - Ray RomanoTarık Mengüç - Abel Xavyer
    April 11

    Sitemizin Reyting İstatistikleri

     

    Sevgili Arkadaşlar bugünleri de gördük ya 50.000 görüntülenmeye az kaldı gerçekten de şaşırdım Dünyanın bir numaralı Arama Motoro olan Google artık gerçekten büyük işler yapıyor.

    Amatör olarak başladığımız bu sayfada gittikçe bilgilerimizin paylaşılmaya başlaması beni çok mutlu ediyor.

    Toplam sayfa görünümleri: 49993 Bir gün içerisinde 311  tıklama haftalık 1947  tıklama bir saat içerisinde ise 30 tıklama bizim gibi amatörce bu işi yapanlar için

    gerçekten de iyi bir reyting sizlerle paylaşmak istedim.

    Aşağıda Sayfa istatistiklerini sunuyorum.

     

    Sevgi ve Saygılarımla

    Bakır YETİM


    • Not: Bilgilerin listelenmesi biraz zaman alabilir.
    Toplam sayfa görünümleri: 49993       Bugünün sayfa görünümleri: 311       Bu haftanın sayfa görünümleri: 1947      
    Bir saatlik görünümler: 30
    Tarih
    Sayfa başlığı
    Başvuru adresi
    29.05.2008 20:01:42 RSS: 11 NİSAN ŞANLIURF...
    29.05.2008 20:01:42 RSS: Güzelliklerden de...
    29.05.2008 19:56:23 Bakır YETİM http://www.google.com.tr/search?sourceid=navclient&aq=t&ie=UTF
    -8&rlz=1T4WZPA_en___TR277&q=%c5%9fal%c4%b1urfa+milletvekil
    i+R+ba%c5%9fak+suru%c3%a7+sulama+ile+ilgili+haber
    29.05.2008 19:53:21 Bakır YETİM http://www.google.com.tr/search?sourceid=navclient&aq=t&ie=UTF
    -8&rlz=1T4WZPA_en___TR277&q=%c5%9fal%c4%b1urfa+milletvekil
    i+R+ba%c5%9fak+suru%c3%a7+sulama+ile+ilgili+haber
    29.05.2008 19:46:41 Bakır YETİM: Dul Avrat... http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=c%C4%B1v%C4%B1klama&bt
    nG=Google%27da+Ara&meta=
    29.05.2008 19:46:06 Bakır YETİM: Dul Avrat... http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=c%C4%B1v%C4%B1klama&bt
    nG=Google%27da+Ara&meta=
    29.05.2008 19:14:56 RSS: 11 NİSAN ŞANLIURF...
    29.05.2008 19:14:56 RSS: Güzelliklerden de...
    29.05.2008 19:13:27 RSS: İbodan köşe yazısı
    29.05.2008 19:13:26 RSS: Sıra GEceleri
    29.05.2008 19:13:26 RSS: Aksiyon Dergisind...
    29.05.2008 19:13:26 RSS: Şanlıurfadan İlginç
    29.05.2008 19:13:26 RSS: Bekir ŞİRİNOĞLU -...
    29.05.2008 19:13:26 RSS: Urfalıyı Anlamak
    29.05.2008 19:13:26 RSS: Çanakkale ve URFA
    29.05.2008 19:13:26 RSS: Ermeniler ve URFa
    29.05.2008 19:13:25 RSS: İŞSİZLİK ŞAMPİYONU
    29.05.2008 19:13:25 RSS: Urfa ve Urfa Mutfağı
    29.05.2008 19:13:25 RSS: Geçmişine Rahmet....
    29.05.2008 19:13:25 RSS: Güzel Urfam DÜŞMA...
    • Geri İleri
    April 10

    11 NİSAN ŞANLIURFANIN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ

      

    Trk_Bayrak

               11 NİSAN ŞANLIURFANIN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ

     

    11 NİSAN ŞANLIURFANIN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ
    Ev sahibi: BAKIR YETİM
    Tarih ve saat: 10 Nisan 2008 Perşembe saat 15:15
    Konum adı: Şanlıurfa
    Bu olayı Windows Live'da göster